İçeriğe atla

Montessori & Eko Okul

Felsefe

Montessori ve Eko Okul Anlayışımız

Montessori; çocuğu merkeze alan, onun bireysel gelişim hızına, ilgi alanlarına ve doğal öğrenme isteğine saygı duyan bilimsel bir eğitim yaklaşımıdır.

Bilimsel bir yaklaşım

Bu yöntem, İtalyan doktor ve eğitimci Dr. Maria Montessori tarafından geliştirilen ve bugün dünyanın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan uluslararası bir eğitim modelidir.

Montessori'de amaç, çocuğa bilgiyi hazır olarak sunmak değil; kendi deneyimleriyle keşfetmesini sağlayacak ortamı hazırlamaktır. Bu nedenle öğretmen bilgiyi aktaran kişi değil, çocuğun gelişim yolculuğuna rehberlik eden bir gözlemcidir.

Çocuklarımız özgür seçim yapmayı, kendi kararlarının sorumluluğunu almayı, bağımsız çalışmayı, dikkatini uzun süre sürdürebilmeyi, hata yapmaktan korkmadan denemeyi ve çevresine saygı duymayı günlük yaşamın doğal akışı içinde öğrenir.

Bizim için Montessori yalnızca sınıfta kullanılan materyallerden ibaret değildir. Çocuğa duyulan saygı, hazırlanmış çevre, özgürlük ve sorumluluk dengesi, doğayla kurulan bağ ve yaşam becerileri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.

Çünkü Montessori'nin en büyük hedefi; yalnızca başarılı öğrenciler değil, kendi ayakları üzerinde durabilen, merak eden, üreten, öz disiplin sahibi ve mutlu bireyler yetiştirmektir.
Eko Okul

Doğayla kurulan bağ bir ders değildir

Sürdürülebilir yaşam anlatılarak değil, yaşanarak öğrenilir.

Bir çocuğa suyu boşa akıtmamasını anlatmak kolaydır; bahçedeki fidanı sulamak için o suyu kendi taşıdığında ise anlatmaya gerek kalmaz. Eko okul yaklaşımımız bu farkın üzerine kuruludur: bilgi vermeden önce deneyim vermek.

Kompost kovasına attığı kabuğun aylar sonra toprağa dönüştüğünü gören bir çocuk, atığın ne olduğunu bir daha unutmaz. Tohum eken, filizi bekleyen, kuruyan yaprağı fark eden çocuk mevsimleri takvimden değil kendi bahçesinden öğrenir.

Bu yüzden sürdürülebilirlik bizde ayrı bir başlık değil, günün olağan akışının içinde duran bir alışkanlıktır. Bir yeri korumak önce onu tanımayı gerektirir; çocuklarımız da kendi bahçelerini tanıyarak başlar.

Bahçede

Toprağın kokusu yazıyla anlatılmaz

Bu sayfadaki her şeyin ortak yanı, anlatılarak değil yaşanarak öğrenilmesi. Okulu tanımak da öyle: kompost kovasının yanında durmak ve bahçede birlikte dolaşmak, bir paragraftan daha çok şey söyler.